Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Buse'nin Kölesi
#1
Merhaba ismim Evren, 32 yaşında, grafik tasarım ile uğraşan, İzmir'de yalnız yaşayan bekar, kendi halinde biriyim. Yani biriydim. 2 sene öncesine kadar..

Haftayı bitirmenin yorgunluğuyla bir cuma günü mesai bitimine az bir süre kala ofiste işlerimi toplarlamış, arkama yaslanmış yaptığım işlere son kez bir göz gezdiriyordum. Telefonum çaldı, arayan asker arkadaşım Mehmet idi.. 

-- Vay devrem, naber ya nasılsın? diye açtım telefonu.. Çok severdim Mehmet'i, askerde baya bir sahip çıkmıştık birbirimize yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Uzun zamandır da konuşmamıştık, ancak Facebbok paylaşımlarından takip ediyorduk birbirimizi.. Aramasına sevinmiştim.

-- İyidir devrem, nolsun seni sormalı, kardeşim benim özlemişim seni..
-- Aynen valla ne iyi ettin aradın, iş güç derken insan kayboluyor hayatın içinde, iyiyim bende be devrem nolsun haftayı bitirdik malum yorgunluk.. Naptın İzmir'e mi geldin yoksa?
-- Yok be devrem bizde aynı öyle işten güçten başımızı mı kaldırabiliyoruz.. Ama gelicem nasipse.. Artık daha sık görüşeceğiz inşallah..
-- Görüşelim tabi devrem ya hayatın bizi yok etmesine izin vermemek gerek, ama anlamadım artık daha sık görüşeceğiz derken?
-- Ya devrem aslına bakarsan benim sana işim düştü, kız kardeşim Buse İzmir'de üniversite kazandı.. İzmir'e okumaya yollayacağız onu, aklıma geldin dedim kardeşim orada bi arayayım bize yol gösterir, sahip çıkar diye..
-- Tabiki devrem kimi arayacaksın başka, çok sevindim kardeşin ve sizin adınıza, ne zaman ne yapmam gerekirse direk ara tabiki elimden ne gelirse lafı sözü olmaz..
-- Valla devrem işte tamda şuan sana ihtiyacım var, kardeşim pazar günü yola çıkacak İzmir'e gelecek ben işten dolayı onunla gelemeyeceğim, annem babam malum yaşlandılar. Kardeşimi direk senin yanına göndersem, bir kaç gün tabi müsaitsen misafir etsen, yurt için falan işlemleri varmış onlarda bi yanında olsan diyecektim. Ben de ilk fırsatta geleceğim kardeşim ama bu ara çok yoğunum, kızda oralarda yol bilmez iz bilmez tek başına kalmasın.
-- Ya devrem ne demek tabiki olurum, dostuz biz, senin kardeşin benim kardeşim, ne zaman gelecek İzmir'e ben gider karşılarım otogardan..
-- Pazar sabahı İzmir'e gelmiş olacak inşallah.. Saat 8 gibi otogarda olurmuş otobüs sordum ben..
-- Tamam devrem ben 8 de oradayım sen benim numaramı ver kardeşine inince arasın beni, hiç de aklın kalmasın ben herşeyiyle ilgilenirim.
-- Hay yaşa kardeşim, sağolasın, valla hakkın ödenmez, ilk fırsatta bende geleceğim, zaten kardeşim oradayken bahaneyle daha çok gelir giderim, bi rakı içeriz şöyle devremle karşılıklı..
-- Ama lafta kalmasın bekliyorum bak [Resim: smile.png] .. Sen merak etme ne zaman istersen sende çık gel hatta gel de lafta kalmasın dediğim gibi, pazar günü haberleşiriz devrem dediğim gibi kardeşin iner inmez arasın beni otobüs bilgilerini de gönder bana karşılarım ben..
-- Eyvallah devrem sağolasın, hadi kal sağlıcakla..

Cumartesi akşamdan biraz temizlik yaptım evi toparladım, Buse'ye bir odayı hazırladım ki kız rahat etsin, pazar sabahı erkenden kalkıp otogara gittim, saat 7.30 'da oradaydım.. Mehmet'in gönderdiği bilgilerle otobüsün geleceği yere gidip beklemeye başladım. Saat 08:10 gibi Adana otobüsü gelmişti, yolcular inmeye başladılar, aralarından elinde telefon birini arayan bir kız gördüm, tam telefonu kulağına götürdü ki benime telefonum çaldı, o an anladım o kızın Buse olduğunu hemen seslendim "Busee, Busee" , Buse'de duydu ve döndü bana doğru bakınca el salladım yanına doğru gittim. "Hoşgeldin Buse ben Evren, abin bahsetmiştir zaten kim olduğumdan" dedim.. "Evet bahsetti merhaba" dedi Buse, biraz soğuk bi kızdı ama yol yorgunuydu diye düşündüm. "Bavullarımı alır mısın, çok yoruldum hemen gitmek istiyorum" diyerek biletini elime tutuşturdu ve kalabalıktan uzaklaştı.. Ben ise şaşkınlıkla bagaja doğru yanaşıp bavulları aldım, iki tane oldukça büyük bavulu vardı bayada ağırdı. Arabaya doğru yola çıktık ben bavulları taşımaya çalışıyordum, Buse ise hiç oralı bile olmadan konuşmadan önden önden yürüyordu. Ne ilginç bir kızmış diye düşünürken arabaya vardık. Kapıları açtım, ben bavulları arabaya yerleştirirken Buse arabaya binmiş ve sigarasını yakmıştı.. Bavulları yerleştirip bindiğimde, "sigara içtiğimiz aramızda kalsın abimler bilmiyor kızarlar" dedi, ve benden gelecek cevabı merak bile etmeden sigarasını içmeye devam etti. Bende "tabi Busecim ne demek aramızda hepimizin böyle dönemleri oldu merak etme sır saklarım ben.." diye konuşurken Buse araya girip "artık gidebilir miyiz çok yordu yol beni eve gitmek istiyorum" dedi. Konuşmama bile izin vermiyordu. Abisinin asker arkadaşı olduğum için ne istese yapmam gerektiğini düşündüğünden bu kadar rahat tavırlar sergiliyordu sanırım. Mehmet oldukça cana yakın ve saygılı bir çocuk olmasına rağmen kardeşi oldukça sert ve soğuk biriydi anlaşılan. Beş parmağın beşi bir olmazmış napalım başa gelen çekilir diye düşünüp yola çıktım. 

Buse'yi biraz olsun anlayabilmek için onunla konuşmaya çalışıyordum yolda, "Nasıl geçti yolculuğun?" diye sordum, sadece "yorucu" diye cevap verdi.. "Aç mısın Buse yolda bişeyler alalım mı?" diye sordum, "neden evde yiyecek bir şey yok mu?" diye cevap verdi. Anlaşılan zor bir kız ile karşı karşıyaydık, neyse abisi çok yakın dostumdu ve bir kaç gün içinde yurt işleri halloluncaya kadar idare edecektim sadece.. Tabii ben öyle sanıyordum, başıma geleceklerden habersiz.. "Yani var tabi özel istediğin bir şey var mı anlamında sormuştum, İzmir'in boyozu vardır meşhur duymuşsundur çok güzeldir istersen alalım sıcak sıcak" dedim, hala şirinlik yapmaya Buse'yi çözmeye çalışıyordum, "hayır istemem duymadım boyoz falan daha sonra bakarız şimdi sadece eve gitmek istiyorum" dedi.. Vay arkadaş diye hayretler içindeydim, kendi kendime işin zor oğlum bu kızla diye düşünüyordum. Mehmet'in kardeşiydi yapacak bir şey yok suyuna gitmek lazımdı mecburen. Eve kadar bir daha hiç konuşmadı Buse, zaten konuşmuyordu anca ben soru sorunca kısa ve net cevaplar veriyordu, bende bir şey sormayınca oda hiç konuşmadı. Eve geldik. Arabayı park edip indik arabadan, ben "hadi gel eve çıkalım" dedim, Buse ise bana ters ters bakarak "bavullarımı almayacak mısın?" dedi. "Alıcam tabiki sen yorgunsun ya hemen çıkalım ben tekrar iner alırım bavulları" dedim. Buse ise hafiften alaycı bir gülümse ile "iyi" dedi ve eve çıktık. Kendisini rahat hissetmesini istiyordum ki abisine olumsuz birşey söylemesin ayıp olmasın diye uğraşıyordum. Eve girdik, Buse'ye odasını gösterdim "lütfen rahatına bak" dedim.. Buse ise yine o ukala tavrıyla "rahatıma bakabilmem için bavullarıma ihtiyacım var lütfen artık getirir misin" diye emrivaki yaptı. "Tabi Buse hemen gidip getiriyorum" dedim ve çıktım. Kıza bir şey söylemek bile imkansızdı. Sanki misafir değil ev sahibi olan oydu. Sürekli ters cevaplar, sürekli bir ukala tavır. Anlayamadım aman neyse bir kaç idare et diyordum hala kendime başıma geleceklerden habersiz.. Bavulları eve çıkardım odasına koydum, "Buse sen rahatına bak ben sana yiyecek bir şeyler hazırlayayım" dedim, odasından ayrıldım. 5 dakika sonra Buse bornozu elinde çıktı ve "duş alacağım ben" dedi. "Tabi tabi banyo burası" diyerek yolu gösterdim ve mutfağa dönüp kahvaltı hazırlamaya devam ettim. Buse bi yarım saat duş keyfi yaptıktan sonra çıktı, "sıhhatler olsun Busecim, kahvaltı hazır" dedim. "Şuan bir şey yemek istemiyorum, kahve var mı sade şekersiz kahve içmek istiyorum" dedi. "Busecim çay demledim taze taze kahvaltı da hazır" dedim tekrar, "Buse ise bir şey yemek istemediğimi söyledim, kahve içmek istiyorum" dedi ve salona gidip üzerinde bornozuyla gayet rahat bir şekilde koltuğa yayıldı. Ayaklarını da sehpaya uzattı ve kahve beklediğini belli edecek şekilde konuyu kapattı. Ben ise hayretler içinde olaya alışmaya çalışıyordum. Kahvaltı sofrası öylece ortada kalmıştı. Kahve yapayım bari diye mutfağa gittim ve kahvenin bittiğini fark ettim, dönüp "Kahve kalmamış ben marketten alıp geleyim" dedim. Buse ise, "sigaramda kalmadı bana bir paket sigara alır mısın" diye boş paketini işaret dedi ne marka istediğini oradan anlamamı istiyordu resmen. Kendi evimde hizmetçi olmuştum, neyse Mehmet'in hatrı var diye kendimi susturuyordum.. "Tabi Buse 5 dk ya gelirim" diyip çıktım. Kahve ve sigarayı alıp eve döndüm, direk mutfağa gidip Buse hanımın kahvesini yaptım, kahvesini sade ve şekersiz içmek istediğini söylediği için sade hazırladım. Umarım buna da bir şey söylemez diye salona götürdüm. Salona girdiğimde Buse koltuğa iyice yayılmış elinde kumanda tv de takılıyordu. Bornozunun önünü hafif aralamış, göğüs dekoltesi olmuştu ama benim salona girmiş olmamda umrunda değildi. Ne yapmaya çalışıyordu bu kız anlam veremiyordum. Çok fazla bakmadan başımı eğerek gittim, küçük sehpayı yanına koydum, kahvesini, sigarasını, kültablasını, çakmağınıda bıraktım, "başka bir isteğin var mı Busecim?" diye sordum. Yaklaşık bir beş saniye cevap bile vermeyip, "hayır" dedi sadece.. Dönüp mutfağa gittim, ve kahvaltı yapayım bari o kadar hazırladım diye düşünüp kendime bir çay doldurdum ve oturdum. Tabletimden de haber sitelerini açıp pazar kahvaltısı yapmaya başladım. Buse'nin tavırlarını unutmaya ciddiye almamaya çalışıyordum, biraz kızmış olduğumu farkettim ve Mehmet'in kardeşi diye kendi kendimi sakinleştiriyordum.. Bu sırada Buse'nin seni geliyordu farkettim ki abisiyle konuşuyordu, kulak verdim, aman tanrım o soğuk kızdan eser yoktu, "geldim abicim, evet Evren abinin evindeyiz, evet abicim, bir sorun yok abicim" diye naif nazik tatlı bir kız olmuştu. "Tamam abicim" diyip telefonu bana getirdi Buse
Bul
Cevapla
Sponsor Reklam
sex hikaye istanbul escort



Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Buse'nin Kölesi 2 DeatHSouL 0 1,068 16-03-2019, Saat: 19:07
Son Yorum: DeatHSouL

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

türk ifşa , seks hikaye porno izle , sex hikaye - porno

KralPeri.Com En popüler ve Güncel; Türkçe Adult Porno Forum - Turkce Amator Forum - Fantezi Forum Sitesidir © 2018-2021
Paylaşım sitemizde 5651/8 ve 125. madellere göre, tüm üyeler ve ziyaretçiler sitenin kullanımı ve yapılan paylaşımlarından kendileri sorumludur.
türk porno

kayseri escort - istanbul escorts - istanbul escort